x
x Hediye Kupon Kazandınız Kupon kodunuzu almak için aşağıdaki butona tıklayınız. Hediye Kodunu Gör

Zekât Kimlere Verilir, Kimlere Verilmez?

06 Şubat 2026
Zekât Kimlere Verilir, Kimlere Verilmez?

Zekât Kimlere Verilir, Kimlere Verilmez?

En Net ve Güncel Rehber

Zekât vermek isteyen pek çok insanın aklında aynı soru var: “Doğru kişiye mi veriyorum?” Çünkü zekât, sadece bir yardım değil; doğru kişiye ve doğru şekilde verilmesi gereken bir ibadet. İyi niyetle yapılan bir zekât bile, eğer yanlış kişiye verildiyse dini açıdan geçerli sayılmayabiliyor. Bu da ister istemez pek çok kişinin kafasında tereddüt oluşturuyor.

Günlük hayatta ihtiyaç kavramı her zaman net değil. Dışarıdan bakıldığında düzenli bir geliri var gibi görünen ama borçları nedeniyle geçinmekte zorlanan insanlar, eğitim masraflarıyla mücadele eden öğrenciler ya da sessizce yardım bekleyen aileler bu konuyu daha da karmaşık hale getiriyor. Bu yüzden “zekât kimlere verilir, kimlere verilmez” sorusu her yıl yeniden gündeme geliyor.

Zekât Neden Herkese Verilmez?

Zekât, ihtiyaç sahibine ulaştırılması gereken bilinçli bir ibadettir; rastgele dağıtılan bir yardım değildir. Temel amacı, toplumda ekonomik dengeyi korumak ve gerçekten desteğe ihtiyacı olan insanları ayakta tutmaktır. Bu yüzden İslam’da zekâtın kimlere verilebileceği belirli ölçülere bağlanmıştır.

Bu ölçüler, yalnızca ihtiyaç sahiplerini korumak için değil, zekât veren kişinin de ibadetini doğru şekilde yerine getirmesi için vardır. Çünkü zekât, niyet kadar doğru yere ulaşmasıyla anlam kazanır. Belirlenen sınırlar sayesinde, hem verilen yardım amacına ulaşır hem de veren kişi “acaba yanlış mı yaptım?” tereddüdünü yaşamaz.

Zekât Kimlere Verilir?

Günlük hayatta zekât verilebilecek kişilerin ortak noktası, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor olmalarıdır. Bu durum her zaman açıkça fark edilmeyebilir. Bazı insanlar yardım ihtiyacını gizler, bazıları ise dışarıdan bakıldığında normal bir hayat sürüyor gibi görünse de ciddi bir geçim mücadelesi verir.

Zekât alabilecek kişiler yalnızca “hiç parası olmayan” insanlar değildir. Düzenli bir geliri olsa bile bu gelirle asgari yaşam şartlarını karşılayamayan, geçimini sağlamakta zorlanan ya da borç yükü altında ezilen kişiler de zekât alabilir. Özellikle borçları nedeniyle ay sonunu getiremeyen, sağlık harcamaları yüzünden gelirini kaybeden veya beklenmedik bir olay sonrası ekonomik olarak zor duruma düşen insanlar bu kapsama girer.

Bu nedenle zekât verirken, sadece görünen tabloya bakmak yerine kişinin gerçek yaşam koşullarını ve ihtiyaç durumunu dikkate almak gerekir.

Borcu Olan Herkes Zekât Alabilir mi?

Bu konu, zekâtla ilgili en sık yanlış anlaşılan başlıklardan biridir. Pek çok kişi borcu olan herkesin otomatik olarak zekât alabileceğini düşünür; ancak durum her zaman böyle değildir.

Borçlu olmak tek başına zekât almak için yeterli değildir. Eğer bir kişinin borcu varsa fakat bu borcu ödeyebilecek geliri ya da mal varlığı da bulunuyorsa, zekât alması uygun görülmez. Buna karşılık, borcu gerçek bir ihtiyaçtan doğmuşsa ve bu borcu kapatabilecek bir imkânı yoksa, bu kişi zekât alabilecek durumda kabul edilir.

Burada asıl belirleyici olan, borcun kendisinden çok kişinin ödeme gücüdür. Yani mesele “borcu var mı?” sorusundan ziyade, “bu borcun altından kalkabilecek durumda mı?” sorusuna verilen cevaptır.

Öğrencilere Zekât Verilir mi?

“Öğrenciye zekât verilir mi?” sorusu, özellikle son yıllarda en çok merak edilen konuların başında geliyor. Artan eğitim masrafları ve yaşam giderleri, bu sorunun daha sık sorulmasına neden oluyor.

Bu konuda temel ölçüt oldukça nettir. Eğer bir öğrenci maddi olarak muhtaç durumdaysa, zekât alabilir. Ancak yalnızca öğrenci olmak, tek başına zekât almak için yeterli değildir. Ailesi tarafından maddi olarak desteklenen ya da geçimini rahatlıkla sağlayabilen bir öğrenciye zekât verilmesi doğru kabul edilmez.

Burada belirleyici olan unsur, kişinin eğitim durumu değil; maddi ihtiyaç içinde olup olmadığıdır. Zekât verirken de bu ayrımın dikkatle yapılması gerekir.

Yetimler Zekât Alabilir mi?

Yetim olmak, tek başına zekât almak için yeterli bir gerekçe değildir. Ancak yetim bir çocuk aynı zamanda fakir ya da muhtaç durumdaysa, ona verilen zekât geçerli kabul edilir. Burada da esas olan, kişinin yetim olması değil, ihtiyaç içinde olup olmamasıdır.

Toplumda sıkça karşılaşılan yanlışlardan biri, “yetimse mutlaka zekât alabilir” düşüncesidir. Oysa zekât, statüye göre değil; ihtiyaç durumuna göre değerlendirilir. Bu nedenle yetimlere zekât verirken de aynı ölçütler dikkate alınmalı, gerçekten maddi desteğe ihtiyacı olup olmadığı gözetilmelidir.

Akrabaya Zekât Verilir mi?

Bu konu çoğu kişiyi şaşırtır çünkü sanılanın aksine, bazı akrabalara zekât vermek mümkündür ve hatta bu durum dini açıdan daha faziletli kabul edilir. Kardeş, amca, hala, dayı, teyze ve yeğen gibi akrabalar, eğer gerçekten muhtaç durumdaysa zekât alabilir.

Ancak anne, baba, çocuk ve eş bu kapsamın dışındadır. Çünkü bu kişilerin geçimi zaten kişinin kendi sorumluluğu altındadır. Bu nedenle onlara verilen maddi destek zekât olarak değil, nafaka olarak değerlendirilir. Zekât verirken bu ayrımı bilmek, ibadetin doğru şekilde yerine getirilmesi açısından büyük önem taşır.

Zekât Kimlere Verilmez?

Zekâtın geçerli olması için, kimlere verilmesi gerektiğini bilmek kadar kimlere verilmemesi gerektiğini bilmek de önemlidir. Çünkü yanlış kişiye verilen bir zekât, iyi niyet taşısa bile amacına ulaşmaz.

Anne ve baba, çocuklar ve torunlar ile eş zekât alamaz. Aynı şekilde maddi durumu iyi olan, temel ihtiyaçlarının ötesinde mal varlığı bulunan ve nisap miktarı mala sahip kişiler de zekât kapsamına girmez. Klasik İslam hukukuna göre zekâtın yalnızca Müslümanlara verilmesi gerektiği de bu noktada göz önünde bulundurulur.

Burada en sık yapılan hata ise, “ihtiyacı var gibi görünüyor” düşüncesiyle hareket etmektir. Oysa zekât verirken dışarıdan görünen duruma değil, kişinin gerçek mali koşullarına bakmak gerekir. Aksi halde, farkında olmadan yanlış bir değerlendirme yapılabilir.

En Sık Yapılan Zekât Hataları

Zekât konusunda yapılan hataların çoğu bilgi eksikliğinden kaynaklanır. İyi niyetle yapılan ama yanlış kişiye verilen bir zekât, ibadetin amacına ulaşmasını engeller.

Özellikle eşe, çocuğa veya maddi durumu iyi olan kişilere zekât verilmesi en sık karşılaşılan hatalar arasındadır. Aynı şekilde, borcu olduğu bilinen ama aslında ciddi mal varlığı bulunan kişilere zekât verilmesi de yaygın bir yanlıştır.

Zekât Bireysel mi Verilmeli, Kurumlar Aracılığıyla mı?

Zekâtın bireysel olarak verilmesi de mümkündür, güvenilir kurumlar aracılığıyla verilmesi de. Burada asıl önemli olan; zekâtın gerçek ihtiyaç sahibine ulaşmasıdır.

Zekât veren kişinin, verdiği emanetin doğru yere ulaştığından emin olması gerekir. Bu nedenle ister bireysel ister kurumsal olsun, zekâtın dağıtım sürecinde şeffaflık büyük önem taşır.

Zekât Bilgiyle ve Bilinçle Verilmelidir

Zekât, sadece bir yardım değil; bilinçle yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur. Kime verildiği, nasıl verildiği ve hangi niyetle yapıldığı bu ibadetin geçerliliğini doğrudan etkiler.

Doğru kişiye verilen zekât; sadece bir ihtiyacı karşılamaz, aynı zamanda toplumsal dengeyi güçlendirir ve gerçek bir iyiliğe dönüşür.

Sık Sorulan Sorular

Zekât hangi kişilere verilebilir?

Zekât, geçimini sağlamakta zorlanan ve temel ihtiyaçlarını karşılayacak imkânı bulunmayan kişilere verilir. Geliri olsa bile bu gelir hayatını idame ettirmeye yetmiyorsa veya borç yükü altında kalmışsa, zekât alabilecek durumda sayılır.

Zekât verilmesi uygun olmayan kişiler kimlerdir?

Zekât; kişinin anne ve babasına, çocuklarına, torunlarına ve eşine verilmez. Ayrıca maddi açıdan rahat olan, birikimi bulunan veya nisap miktarı mala sahip kişiler de zekât kapsamına girmez.

Borçlu olmak zekât almak için yeterli midir?

Hayır. Bir kişinin borcu olması tek başına zekât almasını meşru kılmaz. Borcunu ödeyebilecek gelir ya da mal varlığı bulunuyorsa zekât alamaz. Ödeme gücü yoksa ve borç gerçek bir ihtiyaçtan doğmuşsa zekât alabilir.

Üniversite öğrencileri zekât alabilir mi?

Maddi imkânları yetersiz olan, ailesinden düzenli destek alamayan veya eğitim masraflarını karşılamakta zorlanan öğrenciler zekât alabilir. Ancak maddi sıkıntısı olmayan öğrenciler için zekât uygun değildir.

Yetim olmak zekât almak için yeterli midir?

Yetimlik tek başına ölçüt değildir. Yetim kişi aynı zamanda maddi sıkıntı içindeyse zekât alabilir. İhtiyaç durumu yoksa yalnızca yetim olması zekât için yeterli kabul edilmez.

Yakın akrabalara zekât verilebilir mi?

Muhtaç durumda olmaları halinde kardeş, amca, hala, dayı, teyze ve yeğenlere zekât verilebilir. Ancak bakmakla yükümlü olunan kişiler bu kapsama dahil değildir.

Çalışan fakat geçinemeyen biri zekât alabilir mi?

Evet. Çalışıyor olsa bile kazancı temel yaşam giderlerini karşılamıyorsa ve maddi açıdan zor durumdaysa zekât alabilir.

Öğrencinin eğitim masrafları için zekât verilebilir mi?

Eğer öğrenci maddi açıdan zor durumdaysa, kitap, barınma veya eğitim giderleri için verilen destek zekât olarak kabul edilebilir.

Zekât parça parça verilebilir mi?

Zekât tek seferde verilebileceği gibi, ihtiyaç durumuna göre farklı zamanlarda da verilebilir. Önemli olan, her ödeme sırasında zekât niyetinin bulunmasıdır.

Zekât yardım kuruluşlarına verilir mi?

Zekât, güvenilirliği bilinen ve yardımı gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştıran kurumlar aracılığıyla verilebilir. Şeffaflık ve doğru dağıtım burada belirleyici unsurdur.

Zekât verirken niyet şart mı?

Evet. Zekât, niyet edilmeden verilirse ibadet olarak geçerli olmaz. Niyet, zekâtın temel şartlarından biridir.

Paylaş :
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.