x
x Hediye Kupon Kazandınız Kupon kodunuzu almak için aşağıdaki butona tıklayınız. Hediye Kodunu Gör

100 Soruda Hadis İlmi

25 Mayıs 2026
100 Soruda Hadis İlmi

50- Musahhaf hadis ne demektir?

Sika râvilere muhâlefetin bir çeşidi de kelimenin yazılışı (hattı) bozulmaksızın nokta veya harekelerinin değiştirilmesi ve böylece başka bir kelime haline getirilmesidir. Bu tür değişiklik çoğunlukla metinde bazen da seneddeki isimlerde görülür. Kelimesi nokta değişikliğine uğramış hadise Musahhaf hadis denir. (1)

51- Muharref hadis ne demektir?

Kelimesi hareke değişikliğine uğramış hadise muharref hadis denir. (2)

52- Hadislerin tedvininden ne anlayacağız?



Tedvin, lügatte cemetmek, toplamak mânâsına gelir. Yazılı sahifeleri bir araya getirerek iki kapak arasında bir kitap yapmak, bu mânâda tedvinin tam karşılığıdır. Sahifelerin, kitabı vücuda getiren yahut başka bir ifade ile tedvini yapan kimse tarafından yazılmış olması şart değildir. Bununla berâber, o,  kendi yazdığı sahifelerle bir kitap vücuda getirilebileceği gibi, başkaları tarafından yazılmış sahifeleride toplayabilir, yâni tedvin yapabilir.

Tedvin başka bir mânâ ile muhtelif sahabeler tarafından yazılmış olan yahut yazılmasa bile hafızalarda tutulan hadisleri toplayarak bir kitap haline getirmek mânâsınadır. (3)

53-Hadislerin tasnifi ne demektir?



Tasnif tabiri vardır ki, diğerlerinden daha farklı bir mânâya sahiptir. Eğer hadisleri tedvin eden kimse  (müdevvin), kitabını meydana getirirken, içine aldığı hadisleri konularına göre sınıflandırır ve meselâ salâtla ilgili hadisleri bir bölümde, zekâtla ilgili hadisleri de ayrı bir bölümde zikrederse, musannaf denilen bir eser vücuda getirilmiş olur ki, onun yapmış olduğu bu iş, hadisleri konulara göre tasnif etmekten ibarettir. Hadis tarihinde tasnifte de tedvinden sonra başlamıştır. (4)

54- Hadis eserlerine verilen isimler nelerdir?

Sahife, cûz, erbeûn, müsned, mu’cem, etraf, bölümü alfâbetik, metni alfâbetik.(5)

55- Müsned ne demektir?

Aslında daha sonraki dönemlerde yaygınlaşacak olan alfabetik sistemin ilk örneği olan bu sistemde sahabeler Müslüman olmaktaki önceliklerine Hz. Peygambere yakınlık derecelerine ya da kabilelerine göre harf sırasına konulur ve onlardan gelen hadisler konularına bakılmaksızın o ismin altında derc edilir. Böylece meydana gelen eserlere tür adı olarak müsned denir. Bu sistemde meydana getirilen eserlere de müsned denir. Bunların bugün elimizde olan ilk örneği 281 sahabenin 2767 hadisin ihtiva eden Ebu Davut et-Tayalisi (v. 241/855)’in 10 bin kadar mükerreriyle birlikte 40 bine yakın hadis ihtiva eden Müsned’dir. Bugün müsned denince Ahmed b. Hanbel’in eseri akla gelir.(6)

56- Sünen ne demektir?

Fıkıh bablarına göre tasnîf edilmiş ahkam hadislerini ihtiva eden ve Sünen denilen kitapların ikinci asrın başlarından itibaren telîf edilmeye başlandığını daha önce zikretmiştik.. Bu çeşit kitapların tasnîfî üçüncü asırda da devam etmiş ve bu asrın ikinci yarısında hadis tarihinin en meşhur Sünenleri ortaya çıkmıştır. Altı sahih hadis kitabı (Kütüb-i Sitte) içinde yer alan ve yirminin üzerinde telif edilen Sünenler arasından seçilen dört Sünen (Sünen-i Erbaa), bu asrın en önemli eserleridir. (7)

57-Süneni Erbaadan kasıt nedir?

Bunlar, sırası ile En-Nesâ’î’nin Sünen’i,  Ebû Dâvût’un Sünen’i, et-Tirmizi ve İbn Mâce’nin Sünen’leridir. (8)

58-Musannaf ne demektir?

İkinci asırda ortaya çıkan ve musannaf denilen bazı hadis kitapları vardır ki, bunlar, sünen denilen hadis kitaplarından ayrı bir özellik taşımazlar. Muhtemelen bu eserlerde ve fıkıh ahkamına müteallık hadisler tasnife tabi tutuldukları için yapılan işe dalalet etmek üzere, musannaf tabiri kullanılmıştır. Bununla berâber, şuna da işaret edebiliriz ki, musannaflar, Câmî denilen eserler gibi her konudaki hadisleri ihtiva etmeseler bile, sünenlerden farklı olarak, câmî’lerde yer alan konulardan bazılarıyla ilgili hadislere de yer vermişlerdir. Bu bakımdan Musannafları, ihtiva ettikleri konular yönünden ile Câmî’ler arasında mütalaa etmek mümkündür.

İkinci asırda Musannaf denilen eserleriyle şöhret kazanmış imamlar, Hammat İbn Seleme (ö.167), Veki İbnu’l Cerrah’dır (Ö.197). Ancak İbnu’n-Nedim, Fihristinde (s.133), ve her iki Musannaf’ı da Kitabu’s-Sünen adı altında zikretmiştir ki, bu, bizim Sünenler ile Musannaflar arasında büyük bir fark bulunmadığına dair biraz önce işaret ettiğimiz görüşü doğrular. (9)

59-Câmi ne demektir?



İkinci asırda tasnif edilen bazı hadis kitaplarına da Câmî adı verilmiştir. Câmîler de Sünenler gibi ibadat, muamelat ve ukûbâta ait bâblara göre tasnif edilmiş hâdisleri ihtiva ederler; ancak Câmîlerin ihtiva ettikleri hâdisler, sadece bu konularla ilgili hâdislerden ibaret değildir. Bunlara ilaveten, Câmîlerde, çok daha değişik konulardaki hâdislere de yer verilmiştir. Meselâ Câmîlerde bulunan Kur’ân-ı Kerîm’in faziletleri, tefsiri, yaratılışın başlangıcı, geçmiş peygamberler, menakıb, Hz.Peygamberin sîreti ve mağâzîsi, halîfeleri ve ashabının faziletleri iman, tevhîd ve bunun gibi diğer bazı konulara ait hadislere Sünenlerde rastlamaz. Bu bakımdan Câmîler, ismin de delalet ettiği gibi akla gelebilecek her konudaki müşkilin halli için başvurulabilecek mufassal hadis koleksiyonları sayılır. (10)

60-Müstedrek ne demektir?  

Müstedrek ve müstahraç adını alan eserler hangi hadis kitabı üzerine yapılmışlarsa onun özelliğini taşıyan tamamlayıcı eserlerdir. (11)

61-Mustahrec ne demektir?

Kelime olarak çıkarmak mânâsına istihracdan ism-i mefuldür. Hadis ıstılahı olarak bir çeşit hadis kitabına denir. Tarifi şöyle yapılmıştır. Bir musannif, kendinden önce tasnif edilmiş herhangi bir hadis kitabın da bulunan hadisleri, şeyhinde veya daha yukarı şeyhlerden biriyle buluştuğu, kitap sahibinin tarikından ayrı kendi isnadı ile rivâyet ederek meydana getirdiği hadis kitabına denir.

(tedrib. 1/112). Söz gelimi bir hadis âlimi, Buhari’nin sahihini ele alarak içindeki bütün hadisleri onun isnadından başka ayrı bir kitapta toplarsa bu yeni kitaba mustahrec adı verilir.



62-Sahife'den kasıt nedir?

Hz. Peygamber’in hayatında bazı sahabeler tarafından, Hz. Peygamber bizzat duydukları hadisleri yazmalarıyla veya tabiun tabakasından bazı râvilerce sahabelerden öğrendikleri hadisleri yazdıkları notlarla oluşturulan ve o haliyle daha sonrakilere intikal eden küçük hacimli vesikalara ‘‘sahife’’ denilmektedir. Sahifelere Kur’ân âyetlerinden sonra İslâm kültürünün ilk yazılı vesikaları gözüyle de bakabilir. Bunların en meşhuru Abdullah b. Amr. b. el-As’ın (93/712), Hz. Peygamber’den bizzat duyduğu hadisleri yazıp bir araya getirdiği “es-Sahafetu’s-Sadıka’’sıdır. Hemmam b. Münebbih’in (101/719), Ebu Hureyre’den duyup yazdığı 138 hadisten oluşan ‘’es-Sahifetu’s-Sahiha’’veya ‘’Hemmam b. Münebbih’in Hadis  Sahifesi de sahifelerin günümüze ulaşılabilmiş yegane örneğidir.

Kitaplık çaptaki rivâyet mahsüllerinin tasnif edildiği dönem ve daha sonraki asırlarda Sahifeler’e  bir daha rastlanılmamıştır.

63-Kütüb-i Sitte'den kasıt nedir?

“Kütüb” Arapça da kitaplar demektir. “Sitte” kelimesi de altı olunca, Kûtüb-i Sitte altı kitaplar mânâsına gelmektedir. Tasnif devrinin en mühim teliflerini teşkil eder. Bunlar Buhârî ve Müslim’in Câmî leri ile Ebu Dâvût, Tirmizî, Nesâi ve İbnu Mace’nin Sünenleridir. (12)

Buhârî  9082  hadis
Müslîm   7275  hadis
Nisaî   5754  hadis
Ebu Dâvut  5274  hadis
Tirmizî 3951  hadis
İbnu Mace 4341  hadis
Toplam 35647  hadis

Paylaş :
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.